| CÜZZAM HAFTASI 25-31 Ocak |
|
|
|
| Çarşamba, 25 Ocak 2012 13:06 |
Bu haftanın amacı, toplumun cüzzam ve cüzzamlıya karşı oluşan yanlış inançlardan, bilgisizlikten kaynaklanan korkularını önleyerek cüzzam hastalığının erken teşhis edilmesinin sağlanması, dünya standartlarına uygun bir şekilde tedavisi ve izlenmesiyle hastaları topluma kazandırmaktır.
Cüzzam veya tıp dilindeki adı “lepra”: 1876’da Hansen tarafından bulunan lepra basili, deri ve siniri tutan kronik seyirli bir enfeksiyon hastalığının etkenidir. Ağız ve burundan yakın temas sonucu damlacık yolu ile bulaşmaktadır. Bakteri çok yavaş çoğalmaktadır. Kuluçka dönemi 5 yılı, hastalık belirtilerinin görülmesi 25 yılı bulabilmektedir.
Tedavisinin bilinmediği dönemlerde cüzzamlılar yerleşim birimlerinden uzak yerlere hatta özel adalara sürülerek, buralarda kendi hallerine bırakılmaktaydılar.
Ülkemizde cüzzam hastalığı sosyal hastalıklar arasında sayılmaktadır. Bir zamanlar toplum dışına itilen hastalar artık tedavi edilebilmektedir. Hastalık eskiden bütün ülkelerde rastlanırdı. Günümüzde ise nemli, tropikal ve yarı tropikal bölgelerde genellikle çok çocuklu tek odada yaşayan, yeterli ve dengeli beslenemeyen insanlarda görülmektedir. Cüzzam, nadir olarak bulaşan. Salgınlar halinde görülmeyen bir hastalıktır.
Cüzzam tanısı kolay, tedavisi kesin, erken tanı konduğunda önlenebilir, çağdışı bir hastalıktır.
Dünyanın geri kalmış ülkelerinde, açlık, yoksulluk, yaşam ve temizlik koşullarının kötülüğü, sağlık hizmetlerinden yararlanamama, iyi beslenememe, aşırı üreme, iç savaşlar, sürekli göçler gibi nedenlerle kökü kazınamamaktadır.
Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre, dünyada her yıl yaklaşık 200.000 yeni Lepra vakası tedaviye alınmaktadır. Lepraya bağlı olarak çeşitli sekel ve sakatlıklar bırakabilen yan etkiler gelişmektedir. Ancak etkin tanı ve tedavi yöntemleri sayesinde, günümüzde Lepraya bağlı ağır sekeller önlenebilmektedir.
1983 yılından 2002 sonuna kadar ülkemizde toplam 561 yeni hasta kayda alınmıştır. 2002 yılı sonu verilerine göre Türkiye’de 2605 hasta bulunmakta ve bunlarda kontrol altında tutulmaktadır.
Lepralı Hastalar bizim toplumumuzun insanlarıdır. Onlarla ilişkiyi kesmek onları toplum dışına itmek yerine, ihtiyaçları olan anlayışı, yakınlığı, destek ve sevgiyi göstermek önde gelen vatandaşlık görevidir.
Rtn. İmer OKAR
Sağlık Komitesi Başkanı |